
Calimero sendromu nedir, neden ortaya çıkar ve bu durumla nasıl başa çıkılır?
Hayatımızın bazı dönemlerinde zorlu durumlarla veya olaylarla karşılaşıp ‘’Bu neden benim başıma geliyor?’’ sorusunu kendimize sorabiliyoruz. Her ne kadar bu sorgulama içten ve doğal olsa da bu sorunun sık sık benliğe yöneltilmesi Calimero Sendromu olarak tanımlanıyor. Bu yazımızda, Calimero Sendromu’nun ne olduğunu ve bu durumla nasıl başa çıkılabileceğini sizler için kaleme aldık.
Calimero Sendromu nedir, neden ortaya çıkar?

Calimero Sendromu, şikayet etme hastalığı olarak biliniyor. Bu sendroma sahip kişiler, kendilerini sürekli mağdur hissediyorlar ve karşılarına çıkan her olumsuzluğa karşı şikayette bulunuyorlar. Bahsi geçen bireyler, durum ne olursa olsun çoğu zaman haksızlığa uğradıklarını düşünüyorlar.
Bu sendrom adını 1960’larda İtalya’da yayınlanmış olan Calimero isimli çizgi film karakterinden alıyor. Bu karakter karşılaştığı her olaya ‘’Ama bu haksızlık!’’ tepkisini verdiği için sürekli şikayet etme hastalığı da bu civcivin ismiyle anılıyor.
Calimero Sendromu’na sahip kişiler, çoğu olayı ve durumu objektif bir şekilde değerlendiremeyerek karşısına çıkan tüm negatiflikleri kişisel algılıyorlar. Bu insanlar arasında genellikle öz güveni düşük, geçmişte travma deneyimlemiş, öğrenilmiş çaresizlik geliştirmiş ve diğer kişilerden ilgi görmek isteyen bireyler bulunuyor.
Kendine yeteri kadar güvenmeyen bazı insanlar, yaşadıkları olayları ve karşılaştıkları durumları yanlış yorumlayarak sürekli şikayet eder hale gelebiliyorlar. Aynı zamanda, çocukluk döneminde ihmal edilmiş, şiddete maruz kalmış, reddedilmiş ya da sürekli negatif eleştiri almış kişiler de yetişkinlik dönemlerinde Calimero Sendromu’na sahip olabiliyorlar. Belirli zamanlarda başarısızlığa uğramış bazı insanlar da hayatlarında hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanarak bu sendroma yakalanabiliyor. Bunlarla birlikte, bazı kişilerin etraflarındaki insanlardan ilgi görmek adına sürekli şikayet edebildiklerini de belirtmeliyiz.
Calimero Sendromu ile nasıl mücadele edilir?
Calimero Sendromu ile başa çıkmak için ilk olarak duyguların sağlıklı bir şekilde ifade edilmesinin alışkanlık haline getirilmesi gerekiyor. Bir başka deyişle, herhangi bir olumsuzluk sonucunda hissedilen duyguların doğrudan paylaşılması büyük bir önem taşıyor. Duygular sadece yakınarak ifade edildiği zaman bilinçsizce Calimero Sendromu’na yakalanılıyor. Duyguların doğrudan dile getirilmesiyle birlikte başka pratikler de bu sendromla mücadelede yardımcı oluyor.
Farkındalık ve çözüm odaklı bir bakış açısı geliştirmek
Calimero Sendromu ile başa çıkma yolculuğunda ilk aşamada edilen şikayetlerin farkına varmak gerekiyor. İnsanlar ancak ne sıklıkla şikayet ettiğini fark ederek bu sendromla etkili bir şekilde mücadele edebiliyorlar. Bu farkındalığı geliştirmek için de şikayet edilen tarihleri ve durumları geleneksel ya da dijital bir ortama not etmek faydalı olabiliyor.
Edilen şikayetlerin farkına varıldıktan sonra da karşılaşılan her negatifliğe karşı çözüm odaklı bir perspektif geliştirmek önem taşıyor. Bu bakış açısı sayesinde, uygun çözümler üretilebiliyor ve şikayet miktarı azaltılabiliyor. Örneğin, bir insan yaptığı işten sürekli yakınıyorsa bu duruma bir son verip yeni bir iş arayışına girerek çözüm odaklı bir bakış açısı geliştirebilir.
Olumlu düşünce kalıplarını benimsemek
Her psikolojik durumla mücadelede olduğu gibi Calimero Sendromunu yenme sürecinde de pozitif bir şekilde düşünmeye özen göstermek gerekiyor. Olumsuz durumlar ve olaylar karşısında ‘’Bu durumun iyi bir tarafı var mı?’’, ‘’Bu konuyla ilgili elimden ne gelir?’’ ve ‘’Bu olumsuzluktan nasıl bir ders çıkarabilirim?’’ gibi soruları benliğe sormak faydalı olabiliyor.
Kıyasa girmemek
Bu sendroma sahip kişiler çoğu zaman kendilerini diğer insanlarla karşılaştırarak onların her zaman daha iyi bir yaşantıya sahip olduğunu düşünebiliyorlar. Bu düşünce kalıbı sonucunda da Calimero Sendromu güç kazanıyor. Bu durumun önüne geçmek için herkesin hayatında farklı zorluklar olduğunu fark etmek kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, sosyal medya platformlarda ‘’mükemmel’’ yaşantılara rastlamamak adına belirli zamanlarda dijital detoks yapmak da mücadele sürecinde etkili olabiliyor.
Profesyonel destek almak
Yukarıdaki pratiklerin uygulanmasına rağmen şikayet etme hastalığı geride bırakılamıyorsa bir psikiyatriste veya psikoloğa danışmak oldukça kritik. Alanında uzman isimler, bu sendromun tedavi sürecinde bilişsel davranışçı terapiye, farkındalık terapisine ve duygusal farkındalık çalışmalarına başvurabiliyor. Bu yöntemler sayesinde olumsuz düşünce kalıpları değiştiriliyor, anı yaşamaya odaklanılıyor ve duygular daha sağlıklı bir şekilde ifade ediliyor.
Eğer Calimero Sendromu’na sahip olduğunuzu veya bir yakınınızın bu durumu deneyimlediğini düşünüyorsanız yukarıdaki stratejileri göz önünde bulundurabilirsiniz.
İlginizi çekebilir: Parlayan nesne sendromuyla nasıl başa çıkılır?