Gelisiyorum.com | Blog

İşlemci Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

03.04.2025
25
İşlemci Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her zaman sözünü ettiğimiz gibi, Merkezi İşlem Birimi yani CPU, bilgisayarın beyni gibidir. Sistemdeki diğer çiplerin aksine, CPU her zaman kullanımdadır. Küçük bir fare hareketinden video işleme ve oyun oynamaya kadar her şeyde işlemci az veya çok oranda görev yapar.

Bir başka konu, “performans” dediğimizde CPU’nun etkilemediği bir iş yükü neredeyse yoktur. Yani bilgisayarınızın her türlü uygulama ve oyunu çalıştırma gücü işlemci performansından etkilenir. Özetle merkezi işlem birimleri sistemin kalbidir, yaptığınız seçimler çok önemlidir. İster yeni bir sistem topluyor, ister mevcut çipinizin modelini yükseltmek istiyor olun. Bugün yeni bir işlemci dikkat etmeniz gereken tüm noktaları tüm unsurlarıyla sizlere aktarmaya çalışacağız.

CPU Nasıl Seçilir?

Piyasada eski veya yenil nesil, her segmentten çok sayıda işlemci yer alıyor. Bu yüzden satın almadan önce bilgisayarınızla tam olarak ne yapmak istediğinizi bilmeniz gerekiyor. Bütçeniz ne kadar? Oyun, iş, gündelik kullanım, ev veya ofis için mi alacaksınız? Beklentileriniz neler?

Eğer oyun oynayacaksanız alacağınız modelin ekran kartı ile darboğaz yapmamasını isteriz. Anakart uyumluluğu ayrı bir konu. Intel mi istiyorsunuz yoksa AMD mi? Doğrusu marka seçimi pek de önemli değil. En önemli şey, paranızın karşılığını en iyi şekilde almanız ve uzun ömürlü kullanım. Şimdi dikkat etmeniz gereken noktalara geliyoruz.

Reklam

Anakart, Soket Uyumluluğu ve Geleceğe Yatırım

En başta dikkat etmeniz gereken şey bu. Anakart ile uyumluluk çok önemlidir. Seçtiğiniz CPU’nun anakart soketine uyduğundan ve anakart yonga setinin CPU’nun özelliklerini desteklediğinden emin olun. Yükseltilebilirlik de dikkate alınması gereken bir konu. Daha yeni bir platform seçtiğinizde, gelecekte anakart ve RAM değişimiyle uğraşmadan işlemcinizi daha üst segment ve yeni bir seriye yükseltebilirsiniz.

Bir işlemci seçerken kabaca sizi ne kadar idare etmesi gerektiğini düşünün. Normalde bir kullanıcı aldığı sistemi en az 3-4 sene kullanmak ister. Teknolojinin hızla ilerlemesi nedeniyle bir PC’yi tamamen geleceğe hazırlamak imkansız. Ancak şu anda ihtiyaç duyduğunuzdan daha performanslı bir işlemci seçerek sisteme pek dokunmadan daha uzun süre kullanabilirsiniz. Bir diğer seçenek ise yükseltme. Çipiniz size yetersiz gelmeye başladığında yeni bir modele kolayca geçebilmeniz lazım. İşte soket desteği bu noktada önemli hale geliyor. Örneğin AMD’nin AM4 soketi uzun nesiller boyunca kullanıcılara destek sundu. Yeni nesil bir CPU almak isteyenler zahmet vermeden yükseltme yapabildiler. Şirket, yeni AM5 platformuyla da benzer bir yol izleyeceğine söz veriyor.

İşlemciler, çoğunuzun bildiği gibi anakartlar üzerindeki belirli bir sokete yerleştiriliyor. Her soket belirli bir işlemci grubu için tasarlanmıştır, yani her işlemciyi her sokete takamazsınız. AMD ve Intel kendi özel platformlarına sahip. Her işlemci nesli, bir önceki veya bir sonraki nesille uyumlu olabilen veya olmayan belirli bir anakart soketi kullanır.

Örneğin AMD’nin güncel AM5 soketine Ryzen 7000, 8000, 9000 Serisi işlemcileri takabiliyorsunuz. Bir sonraki nesil de muhtemelen uyumluluk gösterecek. Intel’in LGA1700 soketi ise Intel 12, 13 ve 14. Nesil Core Serisi ile uyumlu. Kötü olan şey, 14. Nesil Raptor Lake ile destek sonlanıyor. Core Ultra 200S “Arrow Lake” Serisi ile birlikte LGA1851 tipindeki sokete geçiş yapıldı. Bu da demek oluyor ki, Ultra 200S çipleri sadece LGA1851 türündeki soketlere takabilirsiniz, LGA1700’e elveda.

Bir sonraki nesil olmasa bile, 2 nesil veya daha sonrasında yeni soket yapısına sahip anakartlar gerekecek. Yani bir süre sonra yeni işlemcilerle mevcut anakartları kullanamayacaksınız. Bunlar sadece günümüzü örnekleri, gelecekte de aynı düzen muhtemelen devam edecek.

AMD genellikle soketlerini Intel’den çok daha uzun süre canlı tutuyor demiştik. Ryzen 1000 serisinden başlamak üzere Ryzen 5000 serisine kadar AM4 soket anakartlar desteklendi. B450 ve B550 gibi yonga setleri en çok tercih edilen modellerdi. Alt seviyede A320, daha üst seviyede ise X470 ve X570 gibi anakartlar var. Şirket Ryzen 7000 serisi ile birlikte AM5 soket türüne geçiş yaptı: Böylelikle X670E, X670, B650E ve B650 gibi yonga setine sahip anakartlar piyasaya sürüldü.

Eğer elinizde halihazırda bir anakart var ise uyumlu işlemci seçmekten başka bir çareniz yok. Bu konuya birazdan geleceğiz. Yeni bir sistem topluyorsanız endişelenmeyin, seçtiğiniz CPU’ya uygun birçok anakart bulabilirsiniz.

Araştırma, İncelemeler ve Yorumlar

Karar vermeden önce işlemci incelemelerine ve birçok kullanıcıdan gelen kullanıcı yorumlarına göz atmakta fayda var. Technopat olarak hazırladığımız içeriklerde performans, güç tüketimi ve sıcaklıklar dahil olmak üzere tüm faktörlere değinmeye gayret gösteriyoruz.

Bunun dışında, yabancı kaynaklar da dahil olmak üzere farklı testlere ve farklı sistemlerle yapılan performans kıyaslamalarına göz atmakta yarar var. Üreticiler her zaman sunumlarında bazı tablolar paylaşsa da, bağımsız incelemeler ve gerçek dünya testlerine bakmak şart. CPU’yu oyun için alıyorsanız oyun testlerine, video işleme gibi farklı işler için istiyorsanız buna yönelik kıyaslamalara göz atın.

Dengeli Sistem Kurmalı

Sistem toplarken bileşenlerin denge içinde olduğunu gözetin. Ucuz bir işlemcinin yanına oldukça pahalı bir ekran kartı alırsanız dengesizlik oluşur, işlemci ekran kartını besleyemediğinden dolayı darboğaz yaşarsınız. Bir CPU, yürütme için GPU’ya talimatlar atamak zorundadır ve her iki bileşen de birbirine ayak uyduramazsa, sisteminiz performansta büyük bir düşüş yaşayabilir. Benzer şekilde, CPU’nun gerekli uygulama verilerine mümkün olduğunca çabuk erişmesini sağlamak için yeterli RAM gereklidir.

Diğer taraftan aldığınız anakart da önemli. Uygun fiyatlı bir CPU alıyorsanız, yanına üst düzey pahalı bir anakart almanın hiçbir anlamı yok.

Özellikle oyun oynayacaksanız, ekran kartı ve işlemci arasında bir denge kurmalısınız. Evet, oyunlarda genellikle GPU daha önemli olsa da CPU tamamen önemsiz diyemeyiz. Sorunsuz oyun performansı elde etmek için iyi dengelenmiş bir sistem toplamalısınız. Oyun sistemi için her halükarda ekran kartına daha fazla önem verin, aynı zamanda işlemcinin kartı besleyebilecek düzeyde olmasına dikkat edin.

En önemli detay, işlemcinin ekran kartını destekleyecek kadar güçlü olduğundan emin olun. Biraz araştırma yaparak CPU-GPU ikilisinin performansını gözlemleyin. Technopat’lardan yardım almak için her zaman Technopat Sosyal‘de konu açabilir, yardım alabilirsiniz.

Eğer işlemciniz ekran kartınızdan daha güçlüyse yapabileceğiniz pek bir şey yok. Ancak mümkünse overclock ile bir miktar GPU performansını artırabilirsiniz. Tam tersi, ekran kartınız işlemcinizden çok daha güçlüyse ve darboğaz varsa, bunu hafifletmek daha kolay. Oyuna da bağlı olarak grafik ayarlarını yükseltmek çözüm sağlayabilir.

AMD vs Intel

PC meraklıları kırmızı ve mavi takım arasındaki ebedi rekabeti iyi bilir. Hatta kullanıcılar markaların ciddi fanı haline gelmiş durumda. Bazı insanlar ne olursa olsun Intel’in yanında dururken, bazıları ise AMD’ye ilgi duyuyor.

Ancak işin aslı, eldeki bütçeyle o an için en iyi olanı seçmektir. Hem Intel hem de AMD’nin güçlü ve zayıf yönleri var. En iyi CPU diye bir şey yoktur, sadece sizin için en iyi CPU vardır. Bununla birlikte, şirketlerin inişli ve çıkışlı dönemleri olabilir. Birisi duyurduğu seriyle beğeni toplarken, başka bir seride çuvallayabilir.

Intel, uzun süre boyunca rakibine üstünlük kurarak ciddi pazar payı kazandı. Ayrıca premium sınıfta Intel tek seçenek gibiydi. Çoğu kişi AMD’yi yalnızca bütçesi kısıtlı olanlara tavsiye ederdi. Ancak AMD 2016 yılında Ryzen adıyla birlikte piyasaya yıldırım gibi girdi. Tüm vaatlerini yerine getirdiler, ilk Zen mimarisinin ardından gelen yeni nesillerle birlikte tabiri caizse fırtına gibi estiler. Kırmızılılar, fiyat/performans dengesinin yanı sıra sunduğu çekirdek sayıları ve uzun ömürlü soket desteğiyle ciddi pazar payı kazandı.

Günümüzde AMD iyi durumda, birkaç yıl içinde bu durum değişebilir. Sözün özü, işlemciyi aldığınız günün şartlarında sizin için en iyi olanı seçin. Markası pek önemli değil.

Kullanım Amacı

CPU’nuzu seçerken sadece teknik özelliklerden ziyade ihtiyaçlarınıza göre seçim yapmalısınız. Kısaca genel kullanım amaçlarını sıralayacak olursak:

Gündelik, Temel Kullanım

Çoğunlukla internet tarayıcıları, hafif fotoğraf düzenleme, MS Office, multimedya ve benzeri hafif uygulamalar kullanıyorsanız, herhangi bir giriş seviye işlemci sizin için yeterli olacaktır. Dört çekirdekli bir CPU, bu tür üretkenlik uygulamaları için çoğunlukla yeterlidir. Intel Core/Ultra i3 ve AMD Ryzen 3 ailesinden bir işlemci her işinizi görür. Özellikle de yeni serilerden bir model seçerseniz mutlaka yeterli olacaktır. Eğer bir Ryzen APU alabiliyorsanız, düşük yoğunluklu grafik yükleri için de size yetecektir. Diğer yandan, genellikle giriş seviyesi CPU’ların çoğu düşük seviye entegre grafiklerle bile işinizi görecektir.

Özetle, hafif kullanım senaryoları için saat hızı ve çekirdekler arasında iyi bir dengeye sahip giriş/orta seviye bir CPU yeterlidir. Core/Ultra i5 ve AMD Ryzen 5 üzerine çıkmanıza gerek yok.

Oyunlar

Oyunları çalıştırmak genel üretkenlik uygulamalarından daha zordur. Oynadığınız oyuna da bağlı olarak, giriş seviye işlemciler oyunları çalıştırabilse de genel olarak günümüzde yetersiz kalıyor desek yeridir. Sürekli oyun oynayan ve yeni çıkan oyunları takip eden biriyseniz en azından Core/Ultra 5 ve Ryzen 5 ailesinden bir yonga almanızı öneririz. Core/Ultra 7 ve Ryzen 7 çipler ise genellikle oyun oynamak için fazlasıyla yeterlidir.

Eğer yeni nesil 4 çekirdekli bir işlemciniz varsa, oyuna da bağlı olarak halen ömrünü tamamlamış diyemeyiz. Doğrusu, 6 çekirdeğin PC oyunları için minimum seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Ancak oynadığınız oyunlar işlemciye aşırı yük bindirmiyorsa, ayrıca ekran kartı modeli, oyun ayarları ve çözünürlük gibi birçok faktörü de hesaba katarak 4 çekirdekle oyun oynanabileceğini belirtelim.

Bazı istisnalar ve AAA oyunlar hariç olmak kaydıyla, genel olarak oyunlar çok fazla çekirdek kullanmaz. Devir yavaş yavaş değişse de, halen tek çekirdek performansı hakim. Esasında, oyun geliştiricileri birden fazla çekirdeği etkili bir şekilde kullanan kod yazmakta zorlanırlar.

Birçok eski oyunun tek çekirdekten fazlasını kullanmadığını öğrenince şaşırabilirsiniz. Bu nedenle, maksimum saat hızı (doğrudan tek çekirdek performansına bağlı) oyun performansı üzerinde çekirdek sayısından çok daha fazla etkiye sahiptir. Teknoloji (hem yazılım hem de donanım) gelişmeye devam ettikçe, oyunlar da birden fazla çekirdeği daha etkin şekilde kullanmaya başladı.

Artık çok çekirdekli işlemeyi daha etkili bir şekilde kullanabilen, CPU yoğun modern oyunların sayısı artmaya başladı. Ancak genel olarak oyunlar hala daha fazla çekirdek sayısına sahip işlemcilerden daha yüksek saat hızlarına sahip işlemcileri tercih ediyor.

Uzun lafın kısası, oyun oynayacaksanız yüksek saat hızlarına ve daha büyük önbellek boyutlarına sahip CPU’lara bakın. Çok çekirdeğe sahip olmak her zaman oyun performansına büyük katkılar sunmaz. Eğer oynadığınız oyun/oyunlar işlemci odaklı bir oyun ise çekirdek sayısı önemlidir.

İçerik Üretimi, Profesyonel Kullanım

Çok fazla beygir gücü gerektiren uygulamalar yüksek çekirdek sayısına sahip çiplere ihtiyaç duyacaktır. Video işleme, derleme, sıkıştırma/açma, kodlama vb. profesyonel işlere yönelik birçok uygulama kullanımda. Video oluşturan, Unreal Engine 5 gibi motorlarda oyun geliştiren ve AutoCAD benzeri uygulamaları kullanan profesyonel içerik oluşturucular da bu kategoriye girer. En iyisi, yeni nesil olmasına özen göstermekle birlikte en azından 8 çekirdekli bir CPU’ya yönelmek. Elbette daha fazla iş gücü ve kısa iş süreleri istiyorsanız daha fazlasına hayır diyemeyiz.

Bazı uygulamalar daha güçlü tek çekirdek performansını tercih ederken, çoğu durumda daha yüksek çekirdek sayısı size büyük fayda sağlayacaktır. Çoğu durumda 8-12 çekirdekli CPU’lar yeterli olacaktır, ancak 20 veya daha fazla çekirdekli işlemcilerin size çok zaman kazandırabileceği kullanım durumları da var.

Video Düzenleme

Video düzenlemek istiyorsanız, CPU çekirdekleri ve iş parçacıklarının rolü konusunda hiç şüphe yok. Çok temel terimlerle, çekirdekler bir bilgisayarın aynı anda işleyebileceği görev sayısını temsil eder. Öte yandan, iş parçacıkları her bir çekirdeğin aynı anda birden fazla görev üzerinde çalışmasına izin vererek verimliliği artırır.

Video işleme genellikle çok iş parçacıklı bir işlemdir. Bu nedenle, daha fazla çekirdek ve iş parçacığı daha hızlı işleme hızlarına dönüşür. Hiper iş parçacığına sahip altı çekirdekli veya sekiz çekirdekli bir işlemci, bütçesi kısıtlı olan çoğu editör için mükemmel bir başlangıç ​​noktası görevi görür. Neredeyse tüm video düzenleme yazılımlarında yüksek çekirdek sayısı daha fazla performans demek.

Eğer profesyonel olarak çalışıyorsanız zaten daha fazlasını isteyeceksiniz. Ek bir hatırlatma olarak, çekirdekler her ne kadar önemli olsa da genel anlamda yüksek performansı etkileyen faktörlerin sadece bir parçası.

Grafik Tasarım

Video düzenlemeye benzer şekilde, CPU çok önemlidir. İşlemci grafik tasarım bilgisayarınızın kalbidir. Güçlü bir işlemciniz olduğunda, bilgisayarınıza aşırı yüklenmeden ağır projeleri halledebilirsiniz. İdeal olarak, işlemciniz optimum performans için en az dört çekirdeğe sahip olmalı. Eğer bu işten para kazanıyorsanız ve daha iyi performans istiyorsanız, daha fazla harcama yaparak daha fazla işlem gücüne ihtiyaç duyacaksınız.

Öte yandan, çok çekirdekli bir işlemcinin her zaman performansı çok fazla iyileştirmeyebileceğini ekleyelim. Bunun nedeni, bazı grafik tasarım programlarının yalnızca tek bir çekirdekte çalışması. Çekirdek sayısının yanı sıra saat hızına da bakmalısınız. Gigahertz cinsinden belirttiğimiz frekanslar da çok önemlidir.

İşlemci Özellikleri

Öte yandan işlemcinin performansını ve verimiliğini etkileyen birçok faktör var var. Belki bunları birçok kez duydunuz lakin detaylarına hakim değilsiniz. Bir CPU’nun güçlü bir temel oluşturan ve istenen performansa ulaşmasına yardımcı olan çok sayıda özelliği ve parametresi vardır. Mimari, üretim teknolojisi, önbellek ve entetgre GPU gibi.

Mimari

En önemli etken olarak mimariyi anlamak biraz kafa karıştırıcı. Şirketler, genellikle CPU’nun talimatları işlemesine ve verileri yönetmesine yardımcı olan temel tasarımı her nesilde veya iki nesilde bir değiştirir. Tüm diğer özelliklerden bağımsız olarak, mimari geliştirmeler verimlilik ve performansa inanılmaz derecede etki edebilir. Hatta birkaç nesillik farklarla 2 katlık performans farkı bile ortaya çıkabilir. Bu nedenle biraz önce de değindiğimiz gibi, uzmanlardan gelen incelemelere ve karşılaştırmalara bakmanızı öneriyoruz. Sürekli olarak Technopat.Net‘te yaptığımız CPU ve sistem incelemelerine, performans rakamlarına göz atabilirsiniz.

Mimari iyileştirmeler, Intel ve AMD’nin çiplerinin yeteneklerini artırırken öncekilere göre daha fazla güç verimliliği sağlamalarına olanak tanıyor. Şimdi bu konuya derinlemesine girmeyeceğiz, sadece mimari geliştirmelerin önemli olduğunu bilmeniz kâfi.

Çekirdek ve İş Parçacığı

Bir işlemci, hızlı işlem için iş yüklerini çalıştırmak üzere birden fazla alt CPU’ya, yani küçük çekirdek birimleri içerebilir. Bir oyun/uygulama, iş yüküne bağlı olarak birden fazla çekirdek kullanabilir veya kullanmayabilir. Bu tamamen yazılımı geliştire kişilere bağlı. Bazı oyun ve uygulamalar tamamen tek çekirdek performansına odaklanırken, bazıları çok sayıda çekirdekten etkin şekilde yararlanabiliyor.

Mobil ve masaüstü yongalar günümüzde 2 çekirdekten 24 çekirdeğe kadar uzanabiliyor. Bazı CPU’lar ayrıca daha hızlı işlem için yükü dağıtmak üzere CPU’nun iş yapma becerisini neredeyse iki katına çıkaran “Hyper-Threading/SMT” özelliğine sahip.

Intel’in son nesillerde sunduğu işlemcileri, performans için tasarlanmış P-Core ve verimliliğe odaklanan E-Core olmak üzere iki farklı çekirdek türüyle birlikte geliyor. Bu çekirdeklerin mümkün olan en iyi performansı sunabilmesi için işletim sistemlerinde ve uygulamalarda uygun zamanlayıcı desteğine sahip olması gerekir. Bu arada AMD de aynı mimariyi temel alan iki farklı çekirdekten yararlanmaya başladı. Zen 4/5 gibi çekirdekler performans merkezli olarak sunulmaya devam ederken, Zen 4/5çekirdekleri verimlilik için optimize edilmekte ve daha düşük watt gereksinimleriyle düşük saat hızlarında çalışıyor.

Çok çekirdekli bir işlemci çoklu görevleri daha verimli bir şekilde gerçekleştirebilir, bu da kullanım durumuna bağlı olarak performansı önemli ölçüde artırabilir. İş parçacıkları ise bir çekirdeğin aynı anda gerçekleştirebileceği görev sayısını ifade ediyor. Daha fazla detay için aşağıdaki makalemiz size yardımcı olacaktır:

CPU Saat Hızı

Saat hızı, bir CPU’nun işlemleri ne kadar hızlı gerçekleştirebileceğini gösterir. GHz (GigaHertz) ya da MHz (MegaHertz) olarak ölçülür, burada belirtilen değerler çipin saniyede kaç döngü gerçekleştirebileceğini temsil ediyor. Yani saat hızı CPU’nun her saniye kaç saat döngüsünden geçtiğini gösterirken, bu doğrudan bir işlemcinin her saniye kaç talimatı yürütebileceğiyle ilgili.

Misal olarak bir işlemci 3.6 GHz saat hızına sahipse, bu her saniye 3.6 milyar döngü işleyebileceği anlamına gelmekte. Yani frekans hızları oldukça önemlidir, hatta hemen hemen her senaryoda önemli. Artık her işlemcide taban ve boost (güçlendirilmiş) olmak üzere iki ayrı çekirdek hızı görüyoruz.

Donanımların teknik özellik sayfasında “base clock, base block speed veya base clock frequency” şeklinde tanımlamalar görebilirsiniz. Hepsi aynı şey. Bir çipin temel saat hızı, tüm çekirdeklerin temel olarak koruyacağı frekansı ifade eder. Genellikle düşük-orta seviye iş yükleri işlenirken bu saat hızlarında geziniriz, yani entegre devreyi zorlayacak bir durum yoktur. Eğer bir ürün doğru ve yeterli şekilde soğutuluyorsa “temel saat hızında” rahatlıkla çalışabilir, bu üreticiler tarafından garanti edilir. Yani “base clock” dediğimiz şey normal şartlarda çalışması gereken minimum saat frekansıdır.

Zen+ mimarili Ryzen 5 2600 ve Zen 2 mimarili Ryzen 5 3600.

“Boost clock” veya “turbo clock” olarak gördüğünüz parametre, iş yükleri daha yoğun hale geldiğinde ve bir performans artışı/patlaması gerektiğinde ulaşılabilen hızları temsil etmekte. Belirtilen maksimum hızlar donanım yapılandırmasına, termal boşluğa ve güç düzenlemelerine bağlı olarak artırılır. Böylelikle saniyede daha fazla döngü gerçekleşir, veriler daha hızlı işlenir. Yani frekans yükselir. Asla “overclock (hız aşırtma) ile karıştırılmamalı. O bambaşka bir şey.

Buna “güçlendirilmiş saat hızı”, “yükseltilme saat hızı”, “artırılmış saat hızı” veya “destekli saat hızı” denir. Yerli veya yabancı kaynaklarda bazen “Turbo Frekans” şeklinde anılır. Buradaki “Turbo” kelimesi Intel’in “Turbo Boost Teknolojisi’nden” geliyor, tabir genel olarak çiplerin hepsinde kullanılabiliyor.

Önbellek

Önbellek, CPU’nun içinde bulunan uçucu bir bellektir. Uygulama ile ilgili verileri sürekli  erişim için saklar ve CPU tarafından ana sistem RAM’inden (Rastgele Erişimli Bellek) erişilen verilere kıyasla yanıt süresini büyük ölçüde azalttığı için işlemcinin daha hızlı performans göstermesine yardımcı olur. Önbellek ayrıca L1, L2 ve L3 olmak üzere üç farklı türe ayrılabilir. L1 önbellek çekirdeklere en yakın ve aynı zamanda en hızlı olanıdır. L2 biraz daha büyüktür ancak aynı zamanda biraz daha yavaştır. L3 genellikle en büyük ön bellektir ve en yavaş olanıdır ancak performansı önemli ölçüde etkileyebilir.

Önbellek boyutu, başta oyunlar ve belirli üretkenlik uygulamaları olmak üzere performansa büyük katkıda bulunabilir. Daha büyük önbellekler, ana bellekten veya RAM’den verilere erişmek için gereken süreyi azaltarak performansı ciddi şekilde artırabiliyor. Bunun önemlini AMD’nin 3D V-Cache teknolojisi ile daha iyi anladık.

AMD 3D V-Cache

AMD, çekirdeklerin yer aldığı CCD isimli birimlerin üzerine ek önbellek katmanları ekleyerek kapasiteyi ciddi şekilde artırmıştı. Bu teknoloji Ryzen 5000 Serisinden bu yana “X3D” takılı işlemcilerle birlikte kullanılıyor. Çok açık şekilde, şu anda X3D modelleri oyunlarda rakip Intel’e önemli üstünlük kurmakta.

CCD’nin üzerine istiflenen bu ek önbellek birimi oyunlarda büyük performans katkısı sağlıyor. Kırmızı takım 3D V-Cache’in ikinci nesline yaptı lakin henüz Intel’in rakip bir teknolojisi yok. Bu da AMD’nin hem oyun hem de belirli veri merkezi uygulamaları için performans liderliğini ele geçirmesine imkan tanıdı.

3D V-Cache’in arkasındaki fikir nispeten basit, ancak uygulama tarafı biraz karmaşık. Herhangi bir çip üstü önbelleğin arkasındaki temel fikir, sık erişilen verileri yürütme çekirdeklerine mümkün olduğunca yakın tutmak ve böylece ana belleğe yapılan yüksek gecikmeyi ortadan kaldırmak.

TDP

Termal Tasarım Gücü yani TDP, bir işlemcinin gerçekçi ancak yoğun kullanım senaryosunda çıkaracağı miktarın bir ölçüsüdür. Ancak TDP watt cinsinden ölçüldüğü için tam olarak anlamak biraz zor. Çoğu CPU 65 watt ile 95 watt TDP arasında değişir, ancak yaygın inanışın aksine TDP doğrudan güç tüketiminin bir ölçüsü değildir.

Evet, watt zaman içindeki elektrik gücü için bir ölçü birimidir, bu nedenle tüketilen elektrik gücüne veya çıkan termal güce atıfta bulunabilir (her iki kullanım da doğru). Ancak unutulmaması gereken bir şey var: Bazı işlemciler çok daha güçlü olmasına ve daha fazla elektrik tüketmesine rağmen, üretici tarafından düşük TDP değerleriyle etiketlenebiliyor.

Intel ve AMD, teknik özellik listelerinde genellikle işlemcinin tepe frekanslarda ve yük halinde çalıştığı haliyle tükettiği yüksek güç seviyelerini vermez. Örneğin bazı Core i9 yongalara bakalım. “Çarpan kilidi açık K Serisi” işlemciler 125W’lık TDP değeri ile pazarlansa da bu değer PL1, yani “Power Level 1 (1. Güç Seviyesi)” olarak adlandırılan en alt seviyeyi temsil ediyor. Bir de PL2, PL3 ve bazen PL4 gibi güç düzeyleri var.

Intel’in web sitesinde detaylı olarak baktığınızda Processor Base Power’ın (İşlemci Taban Gücü) 125W olarak listelendiğini görürsünüz. Turbo Boost Teknolojisi devreye girdiğinde ise güç tüketimi 250W’ın üzerine çıkabiliyor, bu değer de “Maximum Turbo Power (Maksimum Turbo Gücü)” olarak isimlendiriliyor. Hatta ağır iş yüklerinde 300W’a yakın değerler görürseniz şaşırmayın.

Turbo Boost devreye girdiğinde temel değerlerin üzerine çıkıyoruz. Belirttiğimiz gibi, Core i7-8700 4,7 GHz’lik turboya sahip ve bu değer 3,2 GHz’in çok üzerinde. Dolayısıyla yüksek frekanslarda çok daha fazla güç çekilmekte.

Nesil Farkı

Tüm teknolojilerde olduğu gibi, düzenli olarak işlemcilerin de yeni bir nesli piyasaya sürülüyor. Ekran kartlarında bu süre iki yıl olsa da işlemcilerde her yıl. Yeni nesiller bazen çok küçük iyileştirmeler sunarken, bazen ise performans üzerinde büyük etkiye sahip olabiliyor. Nesiller arasındaki farkları bilmek ve karar vermek için biraz araştırma yapmanız lazım.

Bazen yeni nesil işlemcilere daha fazla para ödemektense, indirimde fiyat/performans açısından çok daha mantıklı bir CPU bulabilirsiniz. Bir örnek olarak, 13. Nesil Raptor Lake ve 14. Nesil Raptor Lake Refresh çipler arasında nesilsel olarak fark yok denecek kadar az. Zaten “Refresh” kod adı aynı mimarinin kullanıldığını ve bir yenileme olduğunu gösteriyor.

Entegre Grafiklere (iGPU) İhtiyaç Var mı?

Üzerinde entegre ısı yayıcı (IHS) ile gördüğünüz işlemcinin içinde aslında irili ufaklı birçok birim bulunur. Entegre grafik birimi (iGPU) de bunlardan biri. Artık çoğu işlemcide bulunsa da her model dahili grafiklere sahip değildir. iGPU’dan yoksun olan bir işlemciyle birlikte harici ekran kartı kullanmak zorundasınız, yoksa monitörden görüntü alamazsınız. Eğer harici GPU almayacaksanız ve PC’yi hafif işler için kullanacaksanız dahili grafik birimi olmasına dikkat edin. İşlemcinin içine entegre edilen grafik yongaları harici GPU’lara göre oldukça zayıf olsa da (güçlü APU’lar hariç) gündelik işler için yeterlidir.

iGPU herkes için gerekli olmayabilir, ancak daha önce bahsettiğimiz gibi çoğunlukla genel işler yapan biriyseniz ve harici ekran kartından tasarruf etmek istiyorsanız önemli olabilir. Bir başka faydasına gelince, yaşanabilecek herhangi bir sorun ve ekran kartı arızasında bahsettiğimiz dahili grafikler size hızır gibi yetişebilir.

AMD, geçmişte yalnızca G ekini alan APU’larında entegre grafikler kullanıyordu. Ancak Ryzen 7000 Serisinden itibaren her işlemciye zayıf da olsa bir iGPU dahil edildi. Intel tarafına gelince, model adının sonunda “F” ibaresi görüyorsanız onda grafik çipi yok demektir. Aslında AMD de daha son nesillerde benzer bir yol izlemeye başladı. Örneğin Core i9-9400F ve Ryzen 7500F gibi CPU’larda iGPU bulunmaz.

Overclock Desteği

Hız aşırtma, bir CPU’nun çekirdek saatini artırma işlemi için kullanılan bir terim. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, bir CPU GHz veya MHz olarak ölçülen belirli bir hızda çalışır. Saat hızı herhangi bir yöntemle manuel veya otomatik olarak artırıldığında “overclock yapılmış” olur.

Saat hızı arttığında, söylediğimiz gibi genel olarak daha iyi skorlar veya performans ederiz. Overclock, PC üreticileri ve oyuncu topluluğu arasında bilinen bir şey. Hem Intel hem de AMD, hız aşırtmayı destekleyen ve desteklemeyen farklı CPU’lar üretmekte.

İleri düzey kullanıcılar, parametreleri manuel olarak değiştirerek daha yüksek saat hızlarına ulaşabilirler. Ancak voltajı ve saat hızlarını artırmak aşırı ısınmaya neden olduğundan termal daralma riski vardır. Bu nedenle, hız aşırtma yalnızca CPU’nuz için iyi bir soğutma çözümü kullanıyorsanız mantıklıdır.

Özellikle AMD’nin neredeyse tüm çipleriyle hız aşırtma yapmak mümkündür. Intel ise çoğu işlemcisini kilitleyerek hız aşırtmaya izin vermez, yalnızca sonuna K eki gelen (Core i9-14900K gibi) bir işlemci ve destekli anakart ile overclock yapılabilir.

Yükseltme Yapmak İstiyorum

Eğer sıfırdan bilgisayar parçalarını seçmiyor da mevcut CPU modelinizi yükseltmek istiyorsanız, sizin için ayrı bir sayfa açalım istedik. İşte dikkat etmeniz gereken konular:

Anakartım Hangi İşlemcileri Destekliyor?

Biraz önce üzerine bastırarak söylediğimiz gibi, anakart ve işlemci uyumu ilk dikkat etmeniz gereken kural. Yeni bir PC dizerken her ikisini de seçebiliyoruz lakin yükseltme yaparken maalesef böyle bir şansımız yok. Anakart ve belki de RAM değişimi gibi bir ton şeyle meşgul olmak istemiyorsanız ve daha iyi bir CPU performansı istiyorsanız, anakartınızla uyumlu olan daha güçlü bir model seçmekten başka çareniz yok.

Her anakart belirli işlemci serilerini ve modellerini desteklemekte. Şu anda alt sınıf bir CPU kullanıyorsanız, sistemdeki diğer bileşenleri değiştirmenize gerek kalmadan daha iyi bir CPU’ya geçiş yapabilirsiniz.

Pekala anakartıma hangi işlemcileri takabilirim? Bunu öğrenmenin en iyi yolu, anakart üreticiniz tarafından hazırlanan web sitesini ziyaret etmek. Sadece üretici sayfası değil, internet üzerindeki birçok yerden bu bilgiyi edinebilirsiniz. Technopat Sosyal de her zaman yardım almanız için burada. Eğer anakart modelinizi bilmiyorsanız aşağıdaki makalemiz size yardımcı olacaktır:

Ayrıca işleri biraz basitleştirmek için aşağıdaki listeye göz atabilirsiniz:

Intel

  • Z690/Z790: Alder Lake (12. Nesil Core), Raptor Lake (13. Nesil Core) ve Raptor Lake Refresh (14. Nesil Core); üst düzey modeller.
  • B660/B760: Alder Lake (12. Nesil Core), Raptor Lake (13. Nesil Core) ve Raptor Lake Refresh (14. Nesil Core); daha az özellik ve yuvaya sahip orta sınıf seçenekler.
  • H660/H770: Alder Lake (12. Nesil Core), Raptor Lake (13. Nesil Core) ve Raptor Lake Refresh (14. Nesil Core); daha az yuvaya sahip ve hız aşırtma desteği olmayan bütçe sınıfı seçenekler.
  • Z890: Core Ultra 200S; üst düzey modeller.
  • B860:Core Ultra 200S; daha az özellik ve yuvaya sahip orta sınıf seçenekler.
  • H810:Core Ultra 200S; daha az yuvaya sahip ve hız aşırtma desteği olmayan bütçe sınıfı seçenekler.

AMD

  • X570/X470: Ryzen 5000 (Zen 3); üst düzey seçenekler.
  • X670E/X670: Ryzen 7000 (Zen 4) ve Ryzen 9000 (Zen 5); üst düzey modeller.
  • B550/B450: Ryzen 5000 (Zen 3); bütçe odaklı sistemler için orta seviye anakartlar.
  • B650E/B650: Ryzen 7000 (Zen 4) ve Ryzen 9000 (Zen 5); mevcut nesil AM5 CPU’lar için orta seviye anakartlar.
  • X870/X870E:  Ryzen 7000 (Zen 4) ve Ryzen 9000 (Zen 5); güncel nesil üst düzey modeller.
  • B840/B850: Ryzen 7000 (Zen 4) ve Ryzen 9000 (Zen 5); mevcut nesil AM5 CPU’lar için orta seviye anakartlar.

CPU ve Anakart Yükseltmesi: Mevcut RAM’lerim Uyumlu mu?

Eğer elinizde bir bilgisayar var ve anakart değişikliğiyle beraber yeni bir platforma mı geçmek istiyorsunuz? Örnek olarak AM4 soketli AMD sistem kullanıyordunuz, DDR5 destekli AM5 sokete, daha yeni nesil bir işlemciye geçiş yapacaksınız.

Bu durumda başta bellek uyumluluğunu göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Artık DDR2 dönemleri geride kaldı, geçtiğimiz yıllar boyunca DDR3 ve DDR4 bellekler kullanıldı. Şimdi DDR5’e geçiş dönemindeyiz. Bu RAM standartları maalesef birbiriyle uyumlu, DDR4 belleği DDR5 destekli anakarta takamıyoruz, tam tersi de geçerli. Bu nedenle yeni bir CPU ve anakart satın alacaksanız, yeni bileşenlerin kullandığı bellek türünü kontrol etmeniz çok önemli.

AMD’nin bir önceki soketi AM4, 2016 yılında piyasaya sürüldü ve anakart modelinden bağımsız olarak DDR4 standardını kullanıyor. Yani yeni sokete geçiş yapıyorsanız yeni RAM satın almanız gerekecek. Ancak AM4’e bağlı kalıyorsanız ve sadece daha iyi bir CPU alıyorsanız, mevcut belleklerinizi kullanmaya devam edebileceksiniz.

Intel, 2015 yılında piyasaya sürülen Core 6. Nesil CPU’lardan bu yana DDR4 kullanıyor. 12, 13 ve 14. Nesil Core işlemcilerle birlikte hem DDR4 hem de DDR5 seçenekleri sunuluyor. Ancak tercih edeceğiniz anakart bunlardan sadece birini destekleyecektir. Satın almadan önce mutlaka kontrol edin.

RAM’inizi değiştirme arifesindeyseniz, çift bellek kiti almak en iyisidir. Birbirleriyle uyumlu şekilde çalışma garantisi vardır, gönül rahatlığıyla çift kanal olarak kullanabilirsiniz.

CPU Soğutucuya İhtiyaç Var mı?

Tüm CPU soğutma sistemleri belirli bir sokete uyacak şekilde tasarlanmıştır. Ancak bu konuda katı kurallar yok, soğutucu uyumluluğu mümkün oldukça geniş tutuluyor. Örneğin mevcut anakartınız Intel LGA1151 soketine sahipse, kullandığınız herhangi bir soğutucu en azından farklı bir destek braketi kullanmadan yeni LGA1700’e uymayacaktır. Eğer bir uyumsuzluk söz konusuysa, soğutucu üreticisi uyumlu bir braket satışa çıkarmış olabilir. Yine de bunun garantisi yok.

Daha önemli şey ise yeni CPU’nun üreteceği ısı miktarı. Misal olarak, mevcut sisteminizde Gigabyte B450 anakarta takılı bir Ryzen 5 3600 CPU kullanıldığını varsayalım. İşlemci 65W TDP’ye sahip olsa da bundan daha fazla ısı üretebilir.

Bu anakarta Ryzen 7 5800X3D takmayı planlıyorsanız, CPU’nun 105W’lık TDP değerine sahip olduğunu bilmeniz gerekiyor. Yani daha fazla güç tüketilirken daha fazla ısı ortaya çıkabiliyor. En azından işlemciye yük bindiğinde daha yüksek seviyelere çıkması kaçınılmaz  Ryzen 5 3600 ile birlikte gelen stok Wraith Stealth soğutucusunu kullanıyor olsaydınız, kesinlikle yeni bir soğutucuya ihtiyacınız olacaktı.

Intel Core işlemcilerin her yeni neslinde temel TDP aynı gibi görünüyor fakat işin perde arkası biraz farklı. 2019 yılında çıkan Core i5-9600 65W TDP ile listeleniyordu, çok yüksek güç tüketim seviyelerine çıkmıyordu ve fazla ısınmıyordu. Yeni Core i5-13600 yine aynı şekilde 65W’lık temel TDP’ye sahip, ancak turbo modlarda 154W ve üzerine çıkabiliyor.

Özetlemek gerekirse, yeni bir CPU soketine geçiyorsanız veya çok daha güçlü bir işlemciye yükseltme yapıyorsanız, soğutucu meselesini de enine boyuna düşünmelisiniz. Isıyı çipten yeterince hızlı uzaklaştıramayan bir soğutucu kullanırsanız aşırı ısınma sorunları yaşayabilirsiniz.

Güç Kaynağım Yeterli mi?

Son olarak PSU kapasitesinden de bahsedelim. Bilindiği üzere, güç kaynağı sistemin tüm bileşenlerine güç sağlayan şeydir. Genellikle güç kaynağını yükseltmeye ihtiyaç duymayız, ancak yine de dikkat etmeniz gereken durumlar var.

Çok eski bir sistemden yükseltme yapıyorsanız ve PSU aynı dönemden kalma ise, modern anakartların besleme ünitesinden en az iki güç kablosu gerektirdiğinin farkında olmayabilirsiniz. Geleneksel 24 pinli bağlantı yerine 8 pinli bağlantıya geçiş yapıyor olabilirsiniz. PSU’nuzda yalnızca bir adet fazladan 4 pinli kablo varsa bunu kullanabilirsiniz (konektörün sol yarısına takarak), ancak güce aç üst düzey bir CPU için yeterli elektrik akımı sağlayamayacaktır. Bu da bizi yeni bir PSU almanızı gerektirebilecek ikinci nedene getiriyor.

AMD ve Intel’in üst düzey yongaları çok fazla güç gerektirebilir. Örneğin i9-13900K, ağır yükler altında kullanıldığında i9-10900K’dan neredeyse 200W daha fazla çekebilecek potansiyele sahip. Bu da PSU’dan talep edilen ek 17A akım anlamına geliyor, eski düşük watt değeri taşıyan güç kaynakları yetersiz kalabilir.

Sözün özü, yeni geçtiğiniz işlemcinin ne kadar fazla güç tükettiğini dikkatlice inceleyin. Sadece temel TDP değerlerine bakmayın, turbo modlarında çıktığı değerlere de göz atın. Genellikle sistemimize yetecek kadar güç kaynağı alırız, hatta boşluk payı da kalır. Ancak mevcut sisteminize ucu ucuna yeten bir PSU kullanıyorsanız, yeni bir işlemci aldığınızda sorunlar yaşayabilirsiniz.

Kaynak

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Gelisiyorum.com | Görsel Eğitim Akademisi!